Why Farms Need Support Now More Than Ever
Climate change, population growth, and limited natural resources are placing increasing pressure on farms around the world. Supporting sustainable agricultural practices is essential to building a more resilient food system for the future.
Çiftliklerin Neden Şimdi Desteğe İhtiyacı Var?
Çiftlikler yüzyıllardır dünyayı beslemeye yardımcı oluyor, ancak bu artık giderek daha zor hale geliyor. Nüfus artışı, her yıl daha fazla insanın beslenmesi gerektiği anlamına geliyor. Fakat arazi ve su gibi kaynaklar da sınırlı. Bazı tarım uygulamaları toprak ve su kalitesini olumsuz etkilemiş ve bu da soframıza gelen gıdaların yetiştirilmesini zorlaştırmıştır.
İklim değişikliğinin yarattığı artan zorluklar karşısında dünyanın ihtiyaç duyduğu gıdayı üretmeye devam edebilmek için tarımın farklı çözümlere ihtiyacı olabilir. Bu nedenle bilim insanları alternatif tarım uygulamalarını sürekli araştırıyor ve çiftliklerdeki toprak, su kalitesi ve biyoçeşitlilik üzerine odaklanıyor.Uzun vadede bu alternatif uygulamalara geçiş, tarım topluluklarını daha dayanıklı hale getirerek geçim kaynaklarını korumalarına da yardımcı olabilir.
21. Yüzyıl Çiftliğinin Karşı Karşıya Olduğu Zorluklar
Nüfus Artışı:
Dünya nüfusu her yıl artıyor. 1961 ile 2000 yılları arasında nüfus iki katından fazla büyüdü. 2050 yılına kadar ise insanların ihtiyaç duyduğu beslenmeyi sağlayabilmek için gıda üretiminin önemli ölçüde artırılması gerekecek. Buna karşılık tarım sektöründe çalışan insanların oranı 1991’de %43 iken 2022’de %26’ya düştü.
Biyoçeşitlilik:
Arazilerin tarıma dönüştürülmesi habitat kaybına ve biyoçeşitliliğin azalmasına neden olabilir. Bu durum bitki, hayvan ve mikroorganizmaların çeşitliliğini olumsuz etkiler. Biyoçeşitliliğin azalması mahsul verimini düşürebilir. Ayrıca pestisitlere maruz kalma; böcekler, kuşlar, yarasalar, toprak solucanları, sucul bitkiler, balıklar ve amfibiler gibi birçok türün popülasyonunda azalmayla ilişkilendirilmektedir.
Çiftçilerin Finansal Durumu:
Dünya nüfusunun neredeyse yarısı gelirini tarım ve gıda sistemlerinden elde etmektedir. Ancak son yıllarda iklim değişikliği gibi faktörler tarımsal üretim, fiyatlar, gıdaya erişim, gıda güvenliği, toprak kalitesi ve biyoçeşitlilik üzerinde belirsizlik yaratmaktadır. Bu baskılar altında çiftlikler geçim kaynaklarını koruyabilmek için daha dayanıklı yapılar oluşturmak zorundadır.
Arazi ve Su Kullanımı:
Dünyamızın kaynakları sınırlıdır. Bu nedenle çiftliklerin daha az girdiyle daha fazla gıda üretmesi gerekir. 2020 yılında küresel tarım arazileri yaklaşık 4,7 milyar hektardı ve bu rakam 2000 yılına göre %3 daha düşüktü. Aynı dönemde temel ürünlerin üretimi 9,3 milyar tona yükselerek %52 arttı. Ayrıca tarım sektörü dünya genelindeki tatlı su çekiminin yaklaşık %70'ini oluşturmaktadır.
Toprak Kalitesi:
Sık sürüm işlemleri ve diğer uygulamalar, doğal gübreleme ve bitki çeşitliliğiyle yenilenebilen verimli üst toprağın tükenmesine neden olabilir. Toprak erozyonu ürün verimlerinde %50'ye varan kayıplara yol açabilir. Ayrıca kötü yönetilen toprakların erozyona uğramaya devam etmesi halinde kullanım ömrünün 100 yıldan daha kısa olabileceği belirtilmektedir.
Karbon Emisyonları:
2020 yılında tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan toplam emisyonlar atmosferde bulunan sera gazlarının yaklaşık 10,1 milyar ton CO₂ eşdeğerine ulaşmıştır. Tarla ve hayvancılık faaliyetleri, 2000-2020 dönemindeki emisyon artışının yaklaşık %70'ini oluştururken; bunu ormansızlaşma (%28) ve tropikal ormanlarda meydana gelen yangınlar ile organik topraklar (%2) takip etmiştir.